Kaygı, tehlikeye hazırlanmamızı sağlayan doğal bir duygudur. Ancak bazen tehlike yokken de çalan bir alarma dönüşebilir: uyumayı zorlaştıran düşünceler, ani çarpıntı, kaçınılan yerler ve “ya olursa” ile başlayan cümleler gündelik hayatın merkezine yerleşebilir.
Şunları fark ediyorsanız konuşmak iyi gelebilir
- Durduramadığınız endişeli düşünceler
- Çarpıntı, nefes darlığı, terleme gibi ani bedensel tepkiler
- Bazı ortamlardan ya da durumlardan kaçınma
- Gerginlik nedeniyle uykuya dalmakta zorlanma
- Sürekli tetikte olma hâli
Bu liste bir tanı aracı değildir. Belirtilerin yoğunluğunu ve sizin için anlamını ancak bir uzmanla yapılan görüşme değerlendirebilir.
Görüşmelerde nasıl çalışıyoruz?
İlk görüşmelerde kaygının sizde nasıl ortaya çıktığını, neyin onu artırıp neyin azalttığını birlikte haritalarız. Ardından düşünce, beden ve davranış arasındaki döngüyü fark etmeye yönelik çalışmalar, seans aralarında küçük denemeler ve nefes egzersizleri gibi araçlarla ilerleriz. Süreç kişiye göre şekillenir; seans sayısı önceden belirlenmez.
